Şaban Can Kurt | 15 Şubat 2026
Geçen gün arkadaş dedi ki: “Abi Türk müziğinde armoni var mı?”
“Tartışmalı bi konu” dedim. “100 yıldır tartışılıyo.”
“100 yıl mı abi?” dedi. Çok çok şaşırmış.
“Evet 100 yıl. Cumhuriyet’ten beri tartışılıyo. Hala çözülmedi. Anlatayım sana.”
İşte bugün size Türk müziğinde çokseslilik tartışmasını ve armoni tarihini anlatacam. Ne demek, nasıl gelişmiş, neden tartışmalı. Çok çok derin bi konu valla.
Müzik Eğitiminin Amacı – Evrensel ve Ulusal
Müzik eğitiminin amaçlarından biri de ulusal müzik kültürümüzün yanı sıra evrensel müzik kültürlerini tanıtmak ve öğretmek.
Hem kendi müziğimizi öğrenmeliyiz. Hem dünya müziğini öğrenmeliyiz. İkisi de önemli.
Türk Müziğinde Çokseslilik – Sürekli Tartışma
Ancak Türk Müziğinde çokseslilik tartışmaları uluslararası müzikle tanıştığımız günden beri devam ediyo.
Kim Tartışıyor?
Eğitimci, besteci, politikacı vb. Hemen hemen her insanın katıldığı bu tartışmalar bazen gazete ve dergilerde, bazen de devlet kurumlarında devam etmekte.
Yani sadece müzisyenler değil. Herkes tartışıyo. Politik bi konu olmuş.
Tartışma Konuları
Türk müziğinin çoksesliliği, geleneksel müzik türlerimizden hangilerinin çokseslilikte kullanılacağı, ne tür çokseslilik yöntemlerinin kullanılacağı gibi tartışma konuları günümüzde de geçerli.
Yani hala çözülmedi. Hala devam ediyo. Herkes farklı farklı düşünüyo.
Ben müzisyen olarak bu tartışmayı çok çok yaşıyorum valla. Bi konser veriyosun. “Neden armoni kullanmadın?” diyolar. Başka konser veriyosun. “Neden armoni kullandın?” diyolar. Herkes farklı istiyo.
Çokseslilik Nedir? – Tarihsel Gelişim
Gelişim dönemi Avrupa’da Orta Çağ’dan günümüze kadar uzanır.
İki Genel Eğilim
11. yüzyıldan itibaren gelişen polifoni yöntem açısından iki genel eğilim izlemiş:
1. Yatay Polifoni – Kontrapuan
Birincisi polifoni olarak tanımlanan kontrapuan tekniğine dayalı yatay polifoni.
Kontrapuan ne demek? Melodi melodi üstüne. Her ses bağımsız. Yatay.
Bach’ın müziği böyle. Füglerinde her ses ayrı ayrı. Ama birlikte güzel.
2. Dikey Çokseslilik – Homofoni
İkincisi homofoni denilen armoni bilimine ve sanatına dayanan dikey çokseslilik.
Homofoni ne demek? Bi melodi var, altında akorlar var. Dikey.
Klasik dönem müziği böyle. Mozart’ın, Beethoven’ın müziği böyle.
Çağdaş Müzik
Çağdaş müzikte prensipte bu iki çokseslilik yöntemine bağlı kalınmadan yeni çoksesli üslup ve teknikler geliştirilmiş.
Artık ne yatay ne dikey. Yeni yeni şeyler. Atonalite. 12 ton. Seri müzik. Hepsi farklı.
Geleneksel Armoni – Barok’tan Klasiğe
“Geleneksel armoni” (“Üçlü Armoni” ya da “Üçlü Sistem Armoni” gibi nitelikler) olarak tanımlanan polifonik yöntemin günümüzde ve özellikle klasik çağda ilk örnekleri görülmekte.
Barok Dönemi – 1600
Barok dönemin başlangıcı olarak kabul edilen 1600 yılına kadar uzanmakta.
Rönesans’ın en önemli polifonik yöntemi olan “kontrapuan”taki “yatay polifoni” dokusunun aksine eşzamanlı olarak çınlayan seslerin “dikey” ilişkisine dayanan armonik polifoni.
Ve barok dönemleri bütün barok dönem boyunca kontrapuan ile yan yana.
Yani barok dönemde hem kontrapuan var hem armoni var. İkisi birlikte kullanılıyo.
Rameau – 1722
Kullanılan yöntemin teknik yönü ile ilgili yazılı açıklamalar ilk olarak 1722 yılında Rameau tarafından yapılmış olsa da konunun teknik yönünü anlatan “armoni bilgisi” terimi ilk olarak G.A. Sorge “Harmonik Özet ya da Armoni” olarak “Compendium harmonicum oder… Lehre von der Harmonie, 1760” isminde kitabında kullanılmış.
Rameau çok önemli. Armoni teorisini ilk yazan kişi. Armoni kitabı yazmış.
Armoni Sanatının Tarihsel Gelişimi
“Uyum, ahenk; seslerin kombinasyonu” olarak tanımlanan armoni sanatının tarihsel dönemini şöyle özetler:
9. Yüzyıl – Organum
9. yüzyılda Organum ismi verilen bu polifoni anlayışı dört veya beşten oluşur.
“Homofoni” adı verilen polifoni yoluyla melodi…
En eski çokseslilik bu. Çok basit. İki ses paralel gidiyo.
15-16. Yüzyıl – Hızlı Gelişme
Armoni bilim ve sanatının gelişme çizgisi 16. yüzyıldan itibaren aşamalar sergiler:
Üçlü beşli 15. yüzyılda armoni sistemine katıldıktan sonra hızlı bi teknik gelişme yaşandı. İlk meyveleri 16. yüzyılda ortaya çıktı.
Üçlü beşli ne demek? Do-mi-sol gibi. Üç ses. Üçlü akor. Armoni sisteminin temeli.
17. Yüzyıl – Majör ve Minör
Kip yavaş yavaş terk edildi ve 17. yüzyılın sonlarına doğru majör ve minör ton sistemi kuruldu.
Çok önemli bi değişim. Kilise tonları gitti. Majör-minör geldi. Modern armoni başladı.
18. Yüzyıl İlk Yarısı – Bach
18. yüzyılın ilk yarısı çoksesliliği harmonik yapı üzerinde mükemmel bi başarıyla uygulayan Bach ve çağdaşları tarafından temsil edilen bi dönem.
Bach armoni ustası. Füglerinde hem kontrapuan var hem armoni var. Muhteşem müzik.
Ben Bach çalmaya çalıştığımda çok zorlanmıştım valla. Çok karmaşık. Ama çok güzel. Armoni ve kontrapuan aynı anda. İnanılmaz.
18. Yüzyıl İkinci Yarısı – Sadelik
18. yüzyılın ikinci yarısı armonik sadeliğe dönüş aşaması:
Barok dönemin armonik yapısı üzerindeki karmaşık polifonik doku Bach’ın oğulları, Haydn ve Mozart’ın eserlerinde görülmez; bunun yerine zarafeti öngören basit bi armonik yazı hedeflenmiş.
Daha basit olmuş. Daha anlaşılır olmuş. Klasik dönem başlamış.
19. Yüzyıl İlk Çeyreği – Beethoven ve Schubert
19. yüzyılın ilk çeyreğinde Beethoven ve Schubert zamanında armoni derin bi romantik yoğunluğa sahip zengin bi etki içerir.
Bu duygusallığın geliştiği romantik dönemde armoni bestecinin bireysel yaratıcılığının önünü açan bi araç olarak kullanılmış.
Armoni sadece teknik değil artık. Duygu da. İfade aracı da.
19. Yüzyıl İkinci Yarısı – Wagner
19. yüzyılın ikinci yarısında armoni Wagner ile yeni bi doruk noktasına ulaştı:
“Wagner Armonisi” tonal sistemdeki yoğun kromatik yarım perdelerin tonalite duygusunu yitirmiş gibi geçici olarak değil kullanılması anlamına gelir.
Wagner çok cesur. Tonaliteyi bozuyo. Çok kromatik. Çok karmaşık. Ama çok etkili.
20. Yüzyıl – Schönberg ve Çağdaş Müzik
1908’de Schönberg’in op.11 “Piyano Parçaları” ile başlayan çağdaş müzik genel doğası gereği tonal sistemin dışına çıkmak ve yeni armonik sistemler uygulamak anlamına gelir.
Schönberg tonaliteyi tamamen bırakmış. 12 ton tekniği bulmuş. Atonalite başlamış. Müzik tamamen değişmiş.
Türk Müziğine Dönelim – Armoni Uygulanabilir mi?
Peki tüm bu tarih Türk müziği için ne anlama geliyo?
Türk müziği tek sesli. Armoni yok. Batı müziği çok sesli. Armoni var.
Türk müziğine armoni uygulanabilir mi? İşte asıl soru bu.
Evet Diyenler
Bazıları diyo ki: “Evet uygulanabilir. Türk müziğine armoni ekleyelim. Daha zengin olsun.”
Hayır Diyenler
Bazıları diyo ki: “Hayır uygulanamaz. Türk müziği bozulur. Kendi yapısını kaybeder.”
Ben iki tarafı da anlıyorum. İkisi de haklı. Zor bi karar.
Benim Çokseslilik Deneyimim – Türk Müziğine Armoni
Bi anımı anlatayım size. İlk Türk müziğine armoni ekleme denemem.
2019’du. Bi türküyü armonize etmeye çalışıyodum. Uzun hava.
Akorlar koydum. Bas koydum. Çaldım.
“Garip oldu” dedim. “Türkü gibi değil. Batı müziği gibi oldu.”
Akorları değiştirdim. Daha basit yaptım. Yine garip oldu.
“Belki de türküye armoni koymamak lazım” dedim. “Belki tek sesli kalmalı.”
O günden sonra çok çok dikkatli oldum. Bazı türkülere armoni koydum. Bazılarına koymadım. Hangi türküye uyuyosa onu yaptım.
Gelecek – Çözüm Bulunacak mı?
Gelecekte bu tartışma çözülecek mi? Bilmiyorum.
Belki çözülür. Belki çözülmez. Belki çözülmemesi daha iyi.
Çünkü tartışma yaratıcılığı artırıyo. Herkes kendi yolunu buluyo. Çeşitlilik oluşuyo.
Sonuç – Karmaşık Ama Zengin
Müzik eğitiminin amaçlarından biri de ulusal müzik kültürümüzün yanı sıra evrensel müzik kültürlerini tanıtmak ve öğretmek.
Ancak Türk Müziğinde çokseslilik tartışmaları uluslararası müzikle tanıştığımız günden beri devam ediyo. Eğitimci, besteci, politikacı vb. hemen hemen her insanın katıldığı bu tartışmalar bazen gazete ve dergilerde, bazen de devlet kurumlarında devam etmekte. Türk müziğinin çoksesliliği, geleneksel müzik türlerimizden hangilerinin çokseslilikte kullanılacağı, ne tür çokseslilik yöntemlerinin kullanılacağı gibi tartışma konuları günümüzde de geçerli.
Gelişim dönemi Avrupa’da Orta Çağ’dan günümüze kadar uzanır. 11. yüzyıldan itibaren gelişen polifoni yöntem açısından iki genel eğilim izlemiş: Birincisi kontrapuan tekniğine dayalı yatay polifoni; İkincisi armoni bilimine dayanan dikey çokseslilik. Çağdaş müzikte bu iki çokseslilik yöntemine bağlı kalınmadan yeni çoksesli üslup ve teknikler geliştirilmiş.
“Geleneksel armoni” olarak tanımlanan polifonik yöntemin özellikle klasik çağda ilk örnekleri görülmekte. Barok dönemin başlangıcı olarak kabul edilen 1600 yılına kadar uzanmakta. Barok dönem boyunca kontrapuan ile yan yana. Rameau tarafından 1722’de yazılı açıklamalar yapılmış.
Armoni sanatının tarihsel gelişimi: 9. yüzyılda Organum, 15. yüzyılda üçlü beşli, 16. yüzyılda hızlı gelişme, 17. yüzyılda majör-minör sistemi, 18. yüzyıl ilk yarısında Bach, ikinci yarısında Haydn ve Mozart, 19. yüzyıl ilk çeyreğinde Beethoven ve Schubert, ikinci yarısında Wagner, 1908’de Schönberg ile çağdaş müzik başlamış.
Sen ne düşünüyosun? Türk müziğine armoni uygulanmalı mı? Yorum yap, tartışalım bakalım.
Kaynaklar:
- Rameau – Armoni teorisi
- Bach – Barok armoni
- Wagner – Kromatik armoni
- Schönberg – 12 ton tekniği
