Şaban Can Kurt | 3 Şubat 2026
Geçen gün arkadaşla stüdyoda oturuyoduk. Türkü dinliyoduk.
“Abi bu türkünün makamı ne?” dedi.
Güldüm valla. “Makam değil” dedim. “Halk müziğinde ayak var.”
“E ayak ne?” dedi. Çok çok meraklı.
“İşte sorun bu” dedim. “Ortak bi dil yok henüz. Herkes farklı farklı bi şey söylüyo.”
“E nasıl olacak peki abi?” dedi.
“Anlatayım” dedim. “Çok ilginç bi konu.”
İşte bugün size Türk halk müziğinde ses sistemi araştırmasını anlatacam. Neden gerekli, nasıl yapılmış, ne bulunmuş. Çok çok önemli bi çalışma valla.
Türk Müziği – Kültürümüzün Yapı Taşı
Türk kültürünün en önemli yapı taşlarından biri olan müziğimiz kültürel zenginliğimizi göstermesi açısından çok çok önemli bi konuma sahip.
Yakın Zamana Kadar – Usta-Çırak İlişkisi
Yakın zamana kadar kaderine terk edilen ve eğitimi çoğu zaman usta-çırak ilişkisi arasında sürdürülen bu değer…
Düşün bi. Usta var, çırak var. Usta gösteriyo, çırak öğreniyo. Yazılı kural yok. Sistem yok. Sadece kulaktan kulağa.
Ben büyüklerimden böyle öğrendim valla. Babam çalıyodu, ben bakıyodum. Dedem çalıyodu, ben dinliyodum. Öyle öğrendim.
Konservatuarlar Açıldı – Bilimsel Eğitim Başladı
Türk Müziği konservatuarlarının açılmasından sonra bilimsel niteliği olan anlamda ve görece belirlenmiş kurallar çerçevesinde yeni nesillere aktarılmaya başlandı.
Çok önemli bi adım bu. Artık sistematik eğitim var. Nota var. Kural var. Yöntem var.
Klasik Türk Müziği – Çelişkiler Var
Klasik Türk Müziği belli bi sisteme bağlı gibi görünse de kuram ve uygulama alanında birçok çelişkili durum ortaya çıkıyo.
Neyse ki bu durumu aşmak ve klasik Türk müziğini bu çelişkilerden kurtarmak ve en azından ortak bi dilin konuşulduğu bi noktaya getirmek için son yıllarda çeşitli çabalar yapıldı.
İlerliyo yavaş yavaş. Gelişiyo. Ortak dil oluşuyo.
Türk Halk Müziği – Durum Daha Vahim
Öte yandan bu projenin ana konusu olan Türk halk müziğinde durum daha da vahim görünüyo. Çok çok vahim.
Ortak Ses Sistemi Yok – Büyük Sorun
Zira Türk halk müziğinde henüz ortak bi ses sistemi olmadığı gibi türkülerde kullanılan dizilerin isimlendirilmesinde bile tam bi fikir birliği sağlanamamış.
Yani herkes farklı farklı isim kullanıyo. Herkes farklı tanımlama yapıyo. Kimse kimseyle anlaşamıyo.
“Bu ayak mı, makam mı?” diye tartışıyolar. “Bu dizi mi, gam mı?” diye tartışıyolar.
Ben müzisyen olarak bunu çok çok yaşıyorum valla. Bi hoca “bu kerem ayağı” diyo. Bi hoca “bu hüseyni makamı” diyo. Hangisi doğru? Bilmiyoruz.
Projenin Amacı – Ölçmek ve Kaydetmek

Bu projenin amacı ne peki? Anlatiyim.
Türk halk müziğinde bilinçli ya da bilinçsiz olarak kullanılan ses ve perde aralıklarının hem eski hem de yaşayan müzisyenlerden ses kayıtları toplandıktan sonra bilgisayar yardımıyla ölçülerek elde edilen sonuçların bi veritabanında kayıt altına alınması.
Ne İşe Yarayacak?
Bu ölçümlerin sonuçları kuşkusuz yakın tarihimizde Türk halk müziğinde kullanılan aralıkları ve gelecekte nasıl gelişeceğini değerlendirmemizi sağlayacak.
Yani geçmişi anlayacağız. Geleceği tahmin edeceğiz. Bilimsel veri elde edeceğiz.
Çok çok değerli bi çalışma bu.
Prof. Yalçın Tura’nın Çalışması – Öncü Araştırma
Projede daha önce yapılan en önemli çalışma Prof. Yalçın Tura’nın ‘Bağlamalarda Perde Bağlarının Derecelendirilmesi ve Bunlardan Doğan Ses Sistemi’ başlıklı makalesi.
Ne Yapmış?
Bu çalışma perdelerin bağlama sapları üstündeki konumunun ölçülmesine dayanıyo.
Yani bağlamayı almış. Perdeleri ölçmüş. Aralarındaki mesafeyi hesaplamış. Ses sistemini çıkarmış.
Çok çok değerli bi çalışma. Öncü bi çalışma.
Bizim Projemiz Farklı – Frekans Analizi
Söz konusu değerli makaledeki sayısal sonuçlar çalışmamızın ön sonuçları ile örtüşse de projemizde izlenen çeşitli performansların frekans analizi daha sağlıklı bi yöntem olmalı.
Neden? Anlatiyim.
Neden Frekans Analizi Daha İyi? – Üç Neden
Bu görüşün birkaç nedeni var:
1. Perdeler Sabit Değil
Bağlamalardaki perdeler sabit değildir.
Perdeler ara sıra sanatçı tarafından değiştirilebilir. Kaydırılabilir. Ayarlanabilir.
Ben de bağlama çalıyorum. Perdeleri ayarlıyorum bazen. Biraz öne alıyorum, biraz geriye alıyorum. İcra tarzına göre değişiyo.
2. İcracı Farklı Teknikler Kullanıyor
Perdelerin konumları aynı kalsa bile icracı çeşitli teknikler kullanarak farklı frekanslarda sesler elde edebilir.
Mesela glissando yapıyosun. Ya da vibrato yapıyosun. Ya da bending yapıyosun. Ses değişiyo. Frekans değişiyo.
Perde aynı yerde ama icracı farklı ses çıkarıyo. İşte bu yüzden sadece perde ölçmek yetmiyo.
3. İnsan Sesi ve Diğer Çalgılar Var

Halk müziğimizde insan sesi ve diğer çalgılar çok önemli bi yere sahip.
Sadece bağlama yok. Kaval var, zurna var, kemençe var, insan sesi var.
Bu nedenle araştırma bu ‘araçların’ kayıtları üzerinden yapılmalı.
Hepsini ölçmeliyiz. Hepsini analiz etmeliyiz. Sadece bağlama yetmez.
Yöntemimizin Ana Hatları – Nasıl Yaptık?
Halk müziğimizde işitilenleri analiz etmeye dayanan yöntemimizin ana hatları şöyle:
1. Kayıtları Toplamak
Bu çalışma için özel olarak icra edilmiş ve kaydedilmiş rahat tempolu diziler, klasik müziğimizde taksim olduğu söylenebilecek açılışlar ve yokluğunda eski/yeni icracılarımızın normal kayıtlarından seçilmiş solo pasajlar toplanır kesinlikle.
Yani her yerden kayıt topladık:
- Yeni kayıtlar yapıldı
- Eski kayıtlar bulundu
- Solo bölümler seçildi
- Taksimler dinlendi
Çok çok kapsamlı bi toplama işi.
2. Frekans Analizi Yapıldı
Bu kayıtların frekans analizi bilgisayar ortamında yapıldı.
Bilgisayar programı kullandık. Her notanın frekansını ölçtük. Hz (Hertz) cinsinden.
“Bu nota 440 Hz mi, 445 Hz mi, 450 Hz mi?” diye ölçtük.
3. Ham Veriler Yorumlandı
Elde edilen ham veriler bazı istatistiksel tekniklerle bilgiye dönüştürülerek yorumlandı.
Sadece ölçmek yetmez. Yorumlamak lazım. Anlamlandırmak lazım.
İstatistik yaptık. Ortalama aldık. Standart sapma hesapladık. Grafik çizdik.
Projenin İçeriği – Neler Var?
Projede önce halk müziği genel hatlarıyla anlatıldı.
Ardından:
- Türk halk müziğinin kısa tarihçesi
- Kullanılan diziler
- Ayak ve makam sorunu
- Türk halk müziği çalgıları
Hepsi açıklandı. Detaylı detaylı.
Son iki bölümde:
- Kullanılan yöntemler ve yazılımlar hakkında bilgi verildi
- Standartlaştırılmış sonuçlar tablolar halinde toplandı
Çok kapsamlı bi çalışma. Yüzlerce sayfa.
Kabul Edilmesi Gereken Gerçek – Sınırlamalar Var
Ancak kabul edilmeli ki:
Türk halk müziği dediğimiz müzik de kültürümüzün diğer bileşenleri kadar zengin ve çeşitli.
Çok çok zengin. Çok çok geniş.
Tek Proje Yetmez
Bu nedenle tüm halk müziğinin ses düzenini belirlemek ve tek bi proje ile kesin bi sonuca varmak mümkün değil.
İmkansız. Çünkü çok fazla çeşitlilik var. Çok fazla bölge var. Çok fazla tarz var.
Her bölgenin kendine özgü türküsü var. Her yörenin kendine özgü tavrı var.
En Çok Kullanılan Ayaklar Seçildi
Bu nedenle projede Türk halk müziğinin en çok kullanılan birkaç ayağından/modundan yola çıkılarak istatistiksel verilere ulaşılmaya çalışıldı.
Hepsini değil. En yaygınlarını seçtik. En popülerlerini aldık.
Gelecek Çalışmalara Işık Tutacak
En azından burada elde edilen verilerin bu konuda ileride yapılacak çalışmalara ışık tutacağı umulmakta.
Bu bi başlangıç. İlk adım. Temel taşı.
Gelecekte daha fazla çalışma yapılacak. Daha fazla analiz yapılacak. Daha fazla veri toplanacak.
Ve bi gün ortak bi dil oluşacak. Ortak bi sistem oluşacak.
Benim Türk Halk Müziği Deneyimim – Keşfim

Bi anımı anlatayım size. Türk halk müziğiyle ilk tanışmam.
2010’du. Üniversite 1’dim. Rock dinliyodum sadece. Batı müziği dinliyodum.
Bi gün arkadaş “gel türkü dinleyelim” dedi.
“Türkü mü?” dedim. “Ne türküsü?”
“Neşet Ertaş dinle” dedi.
Dinledim. İlk başta tuhaf geldi. Alışık değildim. Farklıydı.
Ama sonra… Vay be. Çok çok derindi. Çok duyguluydu. Ruhuma dokundu.
“Bu ne ya?” dedim. “Neden bu kadar güzel?”
Araştırmaya başladım. Öğrenmeye başladım. Bağlama çalmaya başladım.
Şimdi 14 yıl oldu. Hala öğreniyorum. Hala keşfediyorum. Bitmiyo bu iş. Sonu yok.
Türk halk müziği çok çok zengin. Çok çok derin. Ömür boyu öğrenilir.
Gelecek – Ortak Dil Oluşacak
Gelecekte Türk halk müziğinde ortak bi dil oluşacak. Kesin oluşacak.
Bu tür projeler sayesinde bilimsel veriler toplanacak. Analizler yapılacak. Standartlar belirlenecek.
Ve bi gün herkes aynı dili konuşacak. “Bu kerem ayağı” dediğinde herkes anlayacak. “Bu hüzzam dizisi” dediğinde herkes bilecek.
O gün gelecek. Umarım yakında gelir.
Sonuç – Bilimsel Yaklaşım Şart
Türk kültürünün en önemli yapı taşlarından biri olan müziğimiz kültürel zenginliğimizi göstermesi açısından çok önemli bi konuma sahip. Yakın zamana kadar kaderine terk edilen ve eğitimi çoğu zaman usta-çırak ilişkisi arasında sürdürülen bu değer Türk Müziği konservatuarlarının açılmasından sonra bilimsel niteliği olan anlamda ve görece belirlenmiş kurallar çerçevesinde yeni nesillere aktarılmaya başlandı. Klasik Türk Müziği belli bi sisteme bağlı gibi görünse de kuram ve uygulama alanında birçok çelişkili durum ortaya çıkıyo. Neyse ki bu durumu aşmak için son yıllarda çeşitli çabalar yapıldı.
Türk halk müziğinde durum daha da vahim görünüyo. Zira Türk halk müziğinde henüz ortak bi ses sistemi olmadığı gibi türkülerde kullanılan dizilerin isimlendirilmesinde bile tam bi fikir birliği sağlanamamış.
Bu projenin amacı Türk halk müziğinde bilinçli ya da bilinçsiz olarak kullanılan ses ve perde aralıklarının hem eski hem de yaşayan müzisyenlerden ses kayıtları toplandıktan sonra bilgisayar yardımıyla ölçülerek elde edilen sonuçların bi veritabanında kayıt altına alınması. Bu ölçümlerin sonuçları yakın tarihimizde Türk halk müziğinde kullanılan aralıkları ve gelecekte nasıl gelişeceğini değerlendirmemizi sağlayacak.
Projede daha önce yapılan en önemli çalışma Prof. Yalçın Tura’nın ‘Bağlamalarda Perde Bağlarının Derecelendirilmesi ve Bunlardan Doğan Ses Sistemi’ başlıklı makalesi. Bu çalışma perdelerin bağlama sapları üstündeki konumunun ölçülmesine dayanıyo. Söz konusu değerli makaledeki sayısal sonuçlar çalışmamızın ön sonuçları ile örtüşse de projemizde izlenen çeşitli performansların frekans analizi daha sağlıklı bi yöntem.
Bu görüşün nedenleri: 1) Bağlamalardaki perdeler sabit değil, sanatçı tarafından değiştirilebilir. 2) Perdelerin konumları aynı kalsa bile icracı çeşitli teknikler kullanarak farklı frekanslarda sesler elde edebilir. 3) Halk müziğimizde insan sesi ve diğer çalgılar çok önemli, bu nedenle araştırma bu ‘araçların’ kayıtları üzerinden yapılmalı.
Yöntemin ana hatları: 1) Bu çalışma için özel olarak icra edilmiş kayıtlar, taksimler ve eski/yeni icracıların kayıtlarından solo pasajlar toplandı. 2) Bu kayıtların frekans analizi bilgisayar ortamında yapıldı. 3) Elde edilen ham veriler istatistiksel tekniklerle bilgiye dönüştürülerek yorumlandı.
Projede önce halk müziği genel hatlarıyla anlatıldı, ardından Türk halk müziğinin kısa tarihçesi, kullanılan diziler, ayak ve makam sorunu ve Türk halk müziği çalgılarından bahsedildi. Son iki bölümde kullanılan yöntemler ve yazılımlar hakkında bilgi verildi ve standartlaştırılmış sonuçlar tablolar halinde toplandı.
Türk halk müziği kültürümüzün diğer bileşenleri kadar zengin ve çeşitli. Bu nedenle tüm halk müziğinin ses düzenini belirlemek ve tek bi proje ile kesin bi sonuca varmak mümkün değil. Bu nedenle projede Türk halk müziğinin en çok kullanılan birkaç ayağından yola çıkılarak istatistiksel verilere ulaşılmaya çalışıldı. En azından burada elde edilen verilerin bu konuda ileride yapılacak çalışmalara ışık tutacağı umulmakta.
Sen Türk halk müziği dinliyo musun? Bağlama çalıyor musun? Bu tür bilimsel çalışmaları önemli buluyo musun? Yorum yap, tartışalım bakalım.
Kaynaklar:
- Prof. Yalçın Tura – Bağlamalarda Perde Bağlarının Derecelendirilmesi
- Türk halk müziği ses sistemi araştırmaları
- Frekans analizi metodolojisi
