Türk Halk Müziğinde Makam ve Ayak: Terim Kargaşasından Sisteme

Şaban Can Kurt | 13 Şubat 2026


Geçen gün bi öğrenci geldi. “Abi halk müziğinde makam var mı?” dedi.

“Var ama yok” dedim.

“Nasıl yani abi?” dedi. Çok çok kafası karışmış.

“Karmaşık bi konu” dedim. “Makam değil, ayak diyoruz. Ama o da tam makam değil. Anlatayım sana.”

İşte bugün size halk müziğinde makam ve ayak kavramını anlatacam. Ne demek, nasıl kullanılıyo, neden tartışmalı. Çok çok ilginç bi konu valla.

Makam Nedir? – Temel Tanım

Belli bi ses bölgesinden başlayıp belli sesler içinde gidip gelen, duraklayan ve karar veren ezgiye makam denir.

Dizi Önemli

Dizi makamın önemli bi unsurudur.

Ama dizide belirli kurallara uyulmadığı takdirde makam oluşmaz.

Yani sadece notalar yetmiyo. Kurallar lazım. Seyir lazım. Durak lazım. Karar lazım.

Ben klasik Türk müziği öğrenirken çok zorlanmıştım valla. “Makam çok karmaşık” diyodum. Ama anladıktan sonra çok güzel geldi.

Ankara Konservatuarı Derlemeleri – Makam Kayıtları

Gemini-Generated-mage-97q8p897q8p897q8

Ankara Devlet Konservatuarı adına Anadolu’da yapılan saha araştırmalarının türkü kayıtlarında bazı bölgelerde makam adıyla kaydedilmiş türküler kayıtları bulunmakta.

Örnekler – 1937-1950 Arası

Hangi örnekler var? Anlatiyim:

  • “Kesik Havası, Urfa / 9.7.1938”
  • “Türkistan Havası / Gelin Kardırma Havası, Artvin / 1950”
  • “Tahrir Havası, Mardin”
  • “Bir Divan / Not: 8 makamda söylenen sekiz dizi eser, Mardin”
  • “Köroğlu Havası / Not: 3 makam vardır: Gaziantep / 24.7.1938”
  • “Misket Havası – Misket’ten bi dönüş, Çorum / 2.7.1939”
  • “Dağ makamı (Yörük Havası), Malatya / 30.8.1937”
  • “Erzurum makamı, (Sümmani’den) Kayseri / 25.6.1941”
  • “Deme (Ağu makamı), Tokat / 1943”
  • “Divrik makamı, Tokat / 1943”
  • “Mustafa Kemal Atatürk makamı (hava) / Fazilet Havası, Tokat / 1943”

Çok çok ilginç kayıtlar. Her bölgede farklı farklı isimler. Her yerde farklı kullanım.

Terim Kargaşası – Makam mı Hava mı?

Derleme fişlerindeki bu örneklerin bilgi fişlerinde makam adına atfedilmiş başlıklarla yazılması ve hava teriminin sıklıkla parantez içinde kullanılması bu terimlerden hangisinin gerçekten bi halk ağzı olduğu konusunda kuşku uyandırmakta.

İlk Yıllarda Hata

Ülkemizde halk müziği çalışmalarının ilk yıllarında bazı halk ağzı terimlerini ifade etmek için Latin kökenli terimlerin ve klasik Türk müziğinin ortak terimlerinin kullanıldığı ve bu derleme fişlerindeki notlarda da aynı yolun izlendiği anlaşılmakta.

Yani derleme yapanlar halk dilini bilmiyomuş. Kendi bildikleri terimleri kullanmışlar. “Makam” demişler. Ama halk “hava” diyomuş.

Derleme Hataları

Çünkü derleme fişleri bi bütün olarak tarandığında konuşma diline ilişkin terimlerin göz ardı edildiği ve bu yıllar arasında derleme hatalarıyla karşılaşıldığı görülmekte.

Normal yani. İlk çalışmalar. Deneme yanılma. Hatalar olur. Önemli olan öğrenmek.

Tecrübe Arttı

Yani alan ilerledikçe bu konudaki tecrübe ve farkındalık arttı.

Nitekim halk ağzı ve halk müziğine aşina olmamaktan kaynaklansa da sahada karşılaştığı anlaşılan terim ve deyimler çoğu zaman parantez içinde yazılmış gibi görünen bazı terimlerin yanında parantez arasında yazılır.

Kalıp Melodi

Öte yandan makam adı veya hava adı ile derlenen bu adlandırmaların her birinin bi ‘kalıp melodi’ anlamına geldiği anlaşılmakta.

Yani sablon melodi. Hazır melodi. O kalıba uygun şarkı.

Eskiden “Hava”, Sonra “Makam”

Eski âşıkların “makam” yerine “hava” tabirini kullandıkları hemen sonra “makam” tabirinin kullanılmaya başlandığı anlaşılmakta.

Çok önemli bi bilgi. Eskiden “hava” diyolarmış. Sonra “makam” demeye başlamışlar.

Ben de yaşlı müzisyenlerle konuştuğumda “hava” kelimesini çok kullanıyolar. “Bu hangi hava?” diyolar. “Makam” demiyolar.

Ayak – Halk Müziğindeki Makam

Gemini-Generated-mage-k8r6q0k8r6q0k8r6

Halk müziğinde ayağın klasik Türk müziğindeki makama karşılık geldiği kabul edilir.

Makam Değil Ayak

Halk müziğinde makamın adı ayaktır.

Çok önemli. “Makam” değil. “Ayak” diyoruz.

Ayakların da kendine has bi seyir ve hareket özelliği var.

Son 20-25 Yılda Kullanım

Özellikle Türk halk müziği ile profesyonel olarak uğraşanlar için yaklaşık 20-25 yıldır klasik Türk müziğinde makam kavramına karşılık gelen terimlerden biri.

Yani yeni bi kullanım. Çok eski değil. 20-25 yıl önce başlamış.

Karşıt Görüş

Öte yandan klasik Türk müziğindeki makam olgusunun halk müziği yapısına uymaması ve hatta halk ezgilerinin bile makamsal bi yönünün olmaması bazı halk müziği çevrelerinde yaygın.

Yani bazıları diyo ki: “Halk müziğinde makam yok. Ayak da yok. Tamamen farklı.”

Tartışmalı bi konu. Herkes farklı farklı düşünüyo.

Kurallar ve Kalıplar – Sakıncalı mı?

Türk halk müziğini belirli kurallar ve kalıplar üzerine oturtmanın sakıncalı olduğu uzun yıllardır tartışılmakta.

Halk Müziği Özgür

Çünkü halk müziği önceden belirlenmiş kurallara göre oluşturulmamış.

Özgür müzik. Kuralsız müzik. Her bölge kendi kuralını koyuyo.

Ama Gruplar Var

Ancak ezgilere baktığımızda dizinin özelliklerine göre grupların oluştuğu yadsınamaz bi gerçek.

Yani tamamen kuralsız değil. Benzerlikler var. Gruplar var. Kategoriler var.

Müzisyenlerin Görüşü – Makam Kullanılabilir

Gemini-Generated-mage-85r6l285r6l285r6

Mahmut Ragıp Gazimihal, Sadi Yaver Ataman, Ferruh Arsunar ve Suphi Ezgi gibi birçok müzisyen halk müziğimizin ezgisel karakterlerini tanımlarken makam kavramını kullanmaktan kaçınmamış ve makam kavramının halk ezgilerinde her zaman kullanılamayacağını belirtmişler.

Yani diyo

rlar ki: “Makam kavramını kullanabiliriz. Ama her zaman değil. Bazen uygun, bazen uygun değil.”

Dengeli bi yaklaşım. Dogmatik değil. Esnek.

Benim Ayak Deneyimim – Kerem Ayağı

Bi anımı anlatayım size. İlk ayak öğrenme deneyimim.

2017’ydi. Bağlama çalıyodum. Hoca “Kerem ayağı öğreneceğiz” dedi.

“Kerem ayağı ne?” dedim.

“Bi ayak işte. Kerem türkülerinde kullanılır” dedi.

Çaldı. Dinledim. Çok güzel bi ezgi.

“Bu makam mı?” dedim.

“Makam gibi ama değil. Ayak” dedi. “Halk müziğinde ayak diyoruz.”

“E farkı ne?” dedim.

“Makam daha katı. Daha kurallı. Ayak daha özgür. Daha esnek” dedi.

O gün anladım: Ayak ve makam farklı. Benzer ama farklı. Aynı değiller.

Günümüz – Hala Tartışılıyor

Günümüzde hala tartışılıyo. “Halk müziğinde makam var mı?” diye soruyolar.

Bazıları “var” diyo. Bazıları “yok” diyo. Bazıları “ayak var” diyo.

Herkes farklı düşünüyo. Standart yok. Ortak dil yok.

Belki de iyi bu. Belki çeşitlilik güzel. Belki herkes kendi yolunu bulmalı.

Gelecek – Ortak Dil Oluşacak mı?

Gelecekte ortak bi dil oluşacak mı? Bilmiyorum.

Belki oluşur. Belki oluşmaz. Belki oluşmaması daha iyi.

Halk müziği özgür olmalı. Kurallara sıkışmamalı. Ama bi sistem de olmalı. Denge önemli.

Sonuç – Karmaşık Ama Zengin

Gemini-Generated-mage-8h2qwm8h2qwm8h2q

Belli bi ses bölgesinden başlayıp belli sesler içinde gidip gelen, duraklayan ve karar veren ezgiye makam denir. Dizi makamın önemli bi unsurudur. Ancak dizide belirli kurallara uyulmadığı takdirde makam oluşmaz.

Ankara Devlet Konservatuarı adına Anadolu’da yapılan saha araştırmalarının türkü kayıtlarında bazı bölgelerde makam adıyla kaydedilmiş türküler kayıtları bulunmakta. Örnekler: “Kesik Havası, Urfa / 9.7.1938”, “Türkistan Havası, Artvin / 1950”, “Tahrir Havası, Mardin”, “Köroğlu Havası, Gaziantep / 24.7.1938” ve daha fazlası.

Derleme fişlerindeki bu örneklerin bilgi fişlerinde makam adına atfedilmiş başlıklarla yazılması ve hava teriminin sıklıkla parantez içinde kullanılması bu terimlerden hangisinin gerçekten bi halk ağzı olduğu konusunda kuşku uyandırmakta. Ülkemizde halk müziği çalışmalarının ilk yıllarında bazı halk ağzı terimlerini ifade etmek için Latin kökenli terimlerin ve klasik Türk müziğinin ortak terimlerinin kullanıldığı ve bu derleme fişlerindeki notlarda da aynı yolun izlendiği anlaşılmakta. Derleme fişleri bi bütün olarak tarandığında konuşma diline ilişkin terimlerin göz ardı edildiği ve bu yıllar arasında derleme hatalarıyla karşılaşıldığı görülmekte.

Alan ilerledikçe bu konudaki tecrübe ve farkındalık arttı. Makam adı veya hava adı ile derlenen bu adlandırmaların her birinin bi ‘kalıp melodi’ anlamına geldiği anlaşılmakta. Eski âşıkların “makam” yerine “hava” tabirini kullandıkları hemen sonra “makam” tabirinin kullanılmaya başlandığı anlaşılmakta.

Halk müziğinde ayağın klasik Türk müziğindeki makama karşılık geldiği kabul edilir. Halk müziğinde makamın adı ayaktır. Ayakların da kendine has bi seyir ve hareket özelliği var. Özellikle Türk halk müziği ile profesyonel olarak uğraşanlar için yaklaşık 20-25 yıldır klasik Türk müziğinde makam kavramına karşılık gelen terimlerden biri. Öte yandan klasik Türk müziğindeki makam olgusunun halk müziği yapısına uymaması ve hatta halk ezgilerinin bile makamsal bi yönünün olmaması bazı halk müziği çevrelerinde yaygın.

Türk halk müziğini belirli kurallar ve kalıplar üzerine oturtmanın sakıncalı olduğu uzun yıllardır tartışılmakta. Çünkü halk müziği önceden belirlenmiş kurallara göre oluşturulmamış. Ancak ezgilere baktığımızda dizinin özelliklerine göre grupların oluştuğu yadsınamaz bi gerçek.

Mahmut Ragıp Gazimihal, Sadi Yaver Ataman, Ferruh Arsunar ve Suphi Ezgi gibi birçok müzisyen halk müziğimizin ezgisel karakterlerini tanımlarken makam kavramını kullanmaktan kaçınmamış ve makam kavramının halk ezgilerinde her zaman kullanılamayacağını belirtmişler.

Sen ne düşünüyosun? Halk müziğinde makam var mı? Ayak nedir? Yorum yap, tartışalım bakalım.


Kaynaklar:

  • Ankara Devlet Konservatuarı derleme fişleri
  • Mahmut Ragıp Gazimihal – Halk müziği araştırmaları
  • Sadi Yaver Ataman – Ayak sistemi
  • Türk halk müziği terminolojisi